22 Aralık 2015 Salı

Not




İleride kızıma not:




     Yapabilme imkanın varken yap kızım, sonrasında her şey daha karmaşık daha iğrenç bir hal alıyor

15 Şubat 2015 Pazar

Özgecanımız öldü. İnsanlık öldü. Artık adalet yok!










Bir kız çocuğu arkadaşıyla buluşmasından sonra minibüse biniyor, evine gitmek için.Aklından neler geçiyor kim bilir..Eve gittiğinde annesinin yaptığı güzel yemeklerden yemeyi,babasının esprili takılmalarına karşılık vermeyi,varsa kardeşiyle kuzeniyle rutin kıyafet kavgalarını yapmayı,belki erkek arkadaşıyla birbirlerine nasıl özlem duyduklarını söylemeyi ya da içinde kalan buruk bir konuyu arkadaşıyla konuşmayı,belki vitrinde gördüğü elbiseyi almayı.. Yani bir kızın kafasından geçebilecek kadar sıradan şeyleri işte.. Sıradan ama değerli şeyleri, hayatını.. Sonra minibüs şoförünün yanlış yoldan gittiğini farkediyor.Biraz önceki düşünceler yerini korku ve endişeye bırakıyor.Belki polisi aramayı düşünüyor belki de arkadaşına haber vermeyi.Belki ailesini düşünüyor o sırada ya da sadece minibüsten inip kaçıp gidebilmeyi.Bağırıyor,durdurun diyor karşı çıkıyor ama adam dinlemiyor.Adam minibüsü kenara çekiyor ve sırf kendi cinsel açlığını tatmin edebilmek için,sırf içindeki tecavüz isteğine karşı gelemediği için bütün hayvanlığıyla atlıyor kızın üstüne.Boğuşuyorlar kız izin vermiyor,istemiyor cebinden biber gazını çıkartıyor adama sıkıyor direniyor.Biz kadınlar öyle yüce varlıklarız ki,bunu samimiyetimle söylüyorum.Öyle yüce öyle asil varlıklarız ki inandığımız şeyler doğrultusunda kendimizi bile feda edebiliriz.O kız orada vücuduna dokunulmasını istemiyor ve bunu başarıyor da! O tecavüzcüye teslim olmuyor! Kaçmaya çalışıyor çaba gösteriyor kurtulmaya çalışıyor ama o puşt herif o şerefsiz herif buna izin vermiyor o kadar zevkinin peşine düşmüş o kadar gözü dönmüş ki evde bekleyen iki kızı gelmiyor aklına.Amacı sadece o deliğe girebilmek o hazzı alabilmek ama düşünmüyor ki ahh düşünmüyor ki orada bir can gidiyor bir cana kıyıyor yarın öbür gün biri de kendi canına kıyabilir bunu düşünmüyor öyle gözü dönmüş ki.. Neyse kız biber gazını sıkıyor boğuşurken tırnaklarıyla adamın yüzünü parçalıyor ve adamın "canı çok yanıyor" sinirleniyor ve sinirle bilmeden bıçağı rastgele sallıyor.Ha bir de katilimiz çok polisiye dizi izlemiş olacak ki DNA izi bırakmamak için kızın ellerini de bileklerinden kesip ayırıyor. Yani kendi kafasınca "kusursuz bir cinayet" işlemiş oluyor. Sonra bu cesetle birlikte şehir merkezine geri dönüp  babası ve arkadaşını yanına alıp bir derenin kenarına gidip ceseti yakıp derenin kenarında bırakıyorlar.. Zaten sonrası çok önemli değil. Olayı böylesine soğuk kanlı bir şekilde anlatmayı beceriyor. Ülkemizde kadın cinayetleri o kadar hızlı bir tırmanışta ki ülkemizde erkeklerin kadına olan düşmanlığı günbegün öyle bir artış yaşıyor ki.Bırakın tecavüz etmeyi nasıl bir korkaklık nasıl bir nefretse kızı tanınmayacak hale getiriyorlar sadece ruhunu değil sadece mahremini değil güzelliğini gençliğini bile alıyorlar ölüme bile nefretlerini işleyerek gönderiyorlar.Bu nasıl bir acımasızlık bu nasıl bir iğrençliktir? Her gün milyonlarca kadın başlarına ne gelebileceği korkusuyla sokağa çıkıyor. Her gün milyonlarca kadın Tacize uğramak korkusuyla iş yerine, bir mekana gidiyor.Ve ülkenin aydın dediğimiz kesimi de dahil hiç kimse bu durumun değişmesi için kılını kıpırdatmıyor. Nasıl böyle nefret dolabiliyorsunuz bir kadının varlığı bile nasıl sizi bu kadar rahatsız edebiliyor gerçekten merak konusu.


 İdam diyorlar, ölüm cezası diyorlar, linç edilsin sallandırılsın diyorlar bunların hiç birine gerek yok. Eğer devlet bu işe elini düzgün bir şekilde atarsa artık (KENDİ MENFAATİNE GELMEYECEK ŞEKİLDE) gerekli yasal düzenlemeleri yaparsa gerekli cezalar verilirse gerekli tavır konulursa zaten bu suçların ardı arkası kesilecek! Olduktan sonra benim canım yandıktan sonra bunu yapan kişinin asılması linç edilmesi derisinin yüzülmesi bunların hiç bir önemi yok önemli olan bu olayların sonunu getirebilmek! Bu da korkuyla olmaz korku hiç bir zaman çözüm değildir.Madem sosyal bir devlet anlayışı olduğunu öne sürüyorlar ülkedeki sosyal adaleti sağlamak için artık bir şeyler yapılmalı! Yeni Gizem'ler,Özgecan'lar,Ceylan'lar kurban edilmemeli. Bu ülkede artık bir kadın daha tecavüzden ölmemeli!  

24 Ekim 2014 Cuma

Geri Dönen Eski Sevglinin Yanaşma Evreleri

Meraba arkadaşlarr.. Bugün çok uzuun zamandır yazmayı planladığım ama bir türlü bitiremediğim yazımı sonunda bitmiş olarak sizlerle paylaşmaktan gurur duyarım.. Bu yazımın tarihçesi aslında bundan 2 yıl öncesine falan dayanıyor hep yazayım yazayım diyordum ama bir türlü  toparlayamıyordum artık bitmiş vaziyette karşınızda işte. Eminim okurken zerre sıkılmayacaksınız :)

 Öncelikle şöyle bi girizgah yapayım. Hepimizin hayatında mutlaka uzun süre aşk /ilişki yaşadığınız sizi üzmekten başka bi işe yaramayan ama ondan vazgeçtikten sonra sanki yıllardır aşkınızdan ölüyormuşçasına peşinizden dibinizden ayrılmayan, hiç bir bayramı, özel günleri mesaj atma fırsatı sayarak kaçırmayan eski sevgilileriniz olmuştur. İşte bu yazımda bunların size yanaşma evrelerini, tekrar bi şans verdikten sonra yapamayacağınızı anlayıp bitirdiğinizde sanki bir daha asla hayatınıza girmeyecekmiş gibi bi havayla siktirip giden ama sanki o havayı atan onlar değilmiş gibi yavaaşş yavaşş işleyerek geri gelen eski sevgilileri anlatıcam. Umarım sizde onlardan biriyseniz bana kötü gözle bakmazsınız. Ama böylesiniz napabilirim kiii ^_^

1)OLAYIN TEMELİNİ OLUŞTURAN DURUM: AYRILIK
Gayet düzgün gittiğini sandığınız ona sırılsıklam aşık olduğunuz bir kişi var. Onun için her şeyden vazgeçtiniz, sizi seven adamdan bile. Sırf onunla birlikte olmak için ve sonunda başardınız o da size sizi sevdiğini söylüyor her akşam her gece birbirinden güzel aşk sözleriyle uğurluyor sizi tatlı uykunuuza.Ama öyle bir şey ki mutluluktan öleceksiniz.. "Denizdeki kum taneleri kadar çok seviyorum seni", "Şimdi yağmurda elele seninle birlikte dolaşmak vardı saçlarımız ıslak gözlerimiz aşkla dolu" gibi saçma sapan şuan söylenince apaçice gelen ama zamanında kalbimizi az çarptırmayan o manidar sözlerle.. Birbirinize sözler verirsiniz.."Bir daha ayrılmak yok.Söz mü?" cinsinden. Sonra bir gün bi bakıyosunuz.Hooop adam yok piyasada.Nerde? Gitmiş! Bi mesaj.. Biz seninle olacak gibi değiliz.Kendine iyi bak.Allaha emanet ol. Bunun aslı "kib aeo" dur pek tabiki.


16 Ocak 2014 Perşembe



   Merhabalar :) Bu benim açtığım ilk blogum ve yazdığım ilk yazım. Tabi açılışı böyle bir yazıyla yapmak istemezdim fakat hani derler ya heyecandan unuttum diye. Ona benzer bişey yaşıyorum sanırım yazıcam dediğim her şey aklımdan silindi sanki. Bu yüzden az birazcık zamana ihtiyacım var sanırım en kısa zamanda yazılarımı yazmaya başlıycam :)
Ama bundan önce sizleri de fazla bekletmemek adına Facebook, Twitter ve İnstagram hesaplarımı da paylaşmak isterim. Bunun için linklerim de aşağıdaki gibidir ;



                          https://www.facebook.com/guldem.dursun
                          https://twitter.com/benkisaca_GD
                          http://instagram.com/guldemmmm



   
   Umarım yazdıklarıma ve paylaştıklarıma bakarak keyif alabilirsiniz. Yazılarımla da çok  yakında karşınızda olucam. Eğlendireceğimden emin olabilirsiniz. Görüşmek dileğimle :)